Değerli basın mensupları
Ve değerli Filistin dostları
           Yeni bir yıla hazırlandığımız şu günlerde bütün dünyanın gözleri önünde, yalnızca mazlum Filistin halkının özgürlük hakkını değil,  aynı zamanda Ortadoğu ve Dünya barışını yok eden  tarihin en vahşi soykırım girişimi yaşanmaktadır. Irkçı Siyonist İsrail terör devleti tarafından,  6 aylık ateşkes sürecinin sona ermesinden sadece bir hafta sonra, üstelik okulların çıkış saatinde, halka açık şehir meydanlarına yüzlerce masum Filistinlinin ölümü ve binlercesinin yaralanması ile sonuçlanan kanlı saldırılar düzenlenmektedir. Büyük bir açık hapishane haline getirilen, tüm giriş ve çıkış yolları kapatılan, dünyadan tecrit edilen ve ölüme terk edilen Gazze’deki Mazlum Filistin Halkına Aylardır uygulanan ambargoyu yetersiz bularak, çoluk-çocuk, kadın-erkek ayrımı yapmaksızın gerçekleştirilen bu saldırılar; sadece   Filistin ve Filistinlilere karşı değil, hepimize ve tüm insanlığa karşı yapılmış saldırılardır.

  Öncelikle ve özellikle  bugüne kadar yapılan tüm tanımlamaları yetersiz bırakan  Siyonist İsrail’i işlediği vahşet nedeniyle lanetliyor, her şekilde ve her zamanda  Filistin ve Hamas’ın  yanında olacağımızı ilan ediyoruz.

Ölüm tarlasına dönüştürülen Filistin’deki katliam görüntüleri bütün İnsanlığı dehşete düşürmüştür.   Uluslar arası camiayı dinlemeyen ve uluslar arası hiçbir sözleşme ve hukuk ilkesine uymayan katil İsrail’in, İnsanlık suçu  işlerken gösterdiği pervasızlık, onun belli odaklardan güç ve destek aldığını, suç ortaklarının olduğunu göstermektedir.

Belli ki  Masum Filistin Halkının kanı üzerinden emperyalist kirli bir oyun oynanmaktadır. Batılı emperyalist devletlerin bölgesel çıkarlarını korumaya yönelik ikiyüzlü politikalarından  ve şahsi iktidarlarını emperyalizmle yaptıkları işbirliğine borçlu olan bölgesel yönetimlerin varlığından  cesaret alan İsrail, özgürlük için direnişi amaçlayan Filistin’in gerçek temsilcisi durumuna yükselen  Hamas Yönetimini devirmek,    işbirlikçi Mahmut Abbas yönetiminin yolunu açmak istemektedir. 

1,5 milyar İslam alemini ve tüm insanlığı ayağa kaldıran Siyonist saldırılar ne yazık ki insanlığın ortak  tepkisine duyarsız kalan yönetimlerin suç ortaklığında yapılmaktadır. 

Bu yüzden;

Filistin’de emsalsiz bir soykırım gerçekleştiren İsrail en büyük suçludur fakat tek suçlu değildir. ABD, AB ve onların güdümündeki BM ile konuya duyarsız ve etkisiz kalan İslam Ülkeleri yaşanan bu katliamın müsebbipleri arasında yer alan suç ortaklarıdır. Bu nedenle  İslam ülkelerini konuya duyarsız ve etkisiz kalmaktan dolayı  yaşanan katliamın  müsebbipleri ve suç ortağı ilan ediyoruz.

Bu nedenle Siyonist Vahşetin en büyük suç ortağı  ABD’ye soruyoruz,

Dünyanın gözü önünde Filistin’de İşlenen  SOYKIRIMI ne zaman görecek, Hamas’ı suçlamaktan ne zaman vazgeçeceksiniz? 

Demokrasi havariliğine soyunan barış ve özgürlük çağrıları yapan, yasak savma, göz boyama cinsinden Cılız Tepkiler veren,  ancak asla yaptırım uygulamayı düşünmeyen ikiyüzlü AB’ne soruyoruz,

İnsan Hak ve Özgürlüklerini şimdi değilse ne zaman hatırlayacaksınız?

“Bu sadece başlangıç” açıklamasında bulunan orantısız güç kullanımında bulunan  işgalci ve zorba İsrail İşgal Kuvvetleri Komutanı Gabi Ashkeneaz’a  Soruyoruz,

Yüzlerce ölü binlerce yaralıya rağmen, eğer başlangıç buysa, dünyaya meydan okuyan İsrail,  Filistin halkı için acaba nasıl bir son düşünmektedir?

BM’nin İnsan Hakları Özel Raportörü Richard Faik, İsrail tarafından Ben Gurion Havaalanında hapsedilip, bu ay içerisinde Gazze’deki İsrail ihlallerini görmemesi için apar topar geri gönderildi.

Şimdi BM’e Soruyoruz ,

BM,   bile bile konuyu bilmezlikten gelip, neden bu katliama göz yummuştur?

Soruyoruz,

Sözde Dünya Barışının koruyucusu olma iddiası taşıyan güdümlü BM’i  Filistin’e, Gazze Şeridi’ne,  Batı Şeria’ya  yada Lübnan, Ürdün ve Suriye’deki milyonlarca mülteci kampına yönelik saldırılar düzenleyen İsrail’e, her yerde geçerliliği olan uluslararası hukuk kuralları neden işletilememektedir?

Yaşanan soykırımın En büyük suç ortakları olan ABD, AB ve BM’i tıpkı İsrail gibi şiddetle kınıyor ve lanetliyoruz. İşbirlikçi İslam Ülkelerini aynı derecede kınadığımızı buradan beyan ediyoruz.

Aylardır kapalı tuttuğu sınır kapıları yüzünden 1,5 milyon Gazze Halkını açlık hastalık mahkum ve Siyonizmin pençesine terk eden Mısırı, üç-beş gıda paketi yardımı dışında kılını bile kıpırdatmayan Suudi Arabistanı hep geç kalan ve bir işe yaramayan şaşkın Arap Birliği Ülkelerini de şiddetle kınıyoruz

İsrail vuruyor, öldürüyor, katlediyor...
Oluk oluk kan akıyor Filistinde...
O halde soruyoruz,
Dünya nerede,
İslam ülkeleri nerede, Türkiye nerede
Yok mu bir Selahaddin..?

Gerçek şu ki; Halkın gösterdiği şiddetli öfkeye  rağmen, İslam Alemi gerçek bir liderden yoksundur. Bu yüzden  “yaptırım” uygulama potansiyelini kullan(a)mayan İslam alemi,  özgürlük ve direnişin sembolü Filistin halkını yalnızlaştırıp ölüme mahkum etmektedir.

Bizler, Filistin’in ölüme mahkum edilmesine asla  seyirci kalmayacak ve buna izin vermeyeceğiz.
     Bu durum bölgeyi uzun süre barış içinde yönetme becerisi göstermiş bulunan bizlere tarihi bir misyon yüklemekte, sorumluluk üstlenmeyi kaçınılmaz hale getirmektedir.
     Dün Filistin’i sokak, sokak savaşarak savunan ve sadece Kudüs savunmasında 30 binden fazla Anadolu evladını şehit veren bu millet  bugün bu katliama seyirci kalamaz. Hükümet de bu yönde sorumluluk üstlenmeli, akan kan ve gözyaşının durması için müdahil olup, bölge ülkelerine öncülük yapmalı, uluslararası gücü mutlaka harekete geçirmelidir. Bu anlamda gösterilecek en küçük duyarsızlığın  infial halinde bulunan kamuoyu tarafından sorgulanacağı muhakkaktır. Sorumluluk üstlenmekten kaçınanlar, millet vicdanında mahkum olmaktan ve hesap vermekten kurtulamayacaklardır.

Değerli basın mensupları;

     Bu basın bildirisini burada yapmamızın elbette çok anlaşılır bir nedeni var. Zira seçtiğimiz bu yer ülkeyi yöneten iktidar partisinin il teşkilat binasıdır. Yürütme gücünü elinde bulunduran partinin il teşkilatı aracılığıyla günlerdir infial halinde bulunan kamuoyunun taleplerini kendilerine iletmek için özellikle seçilmiştir. Milletin talepleri doğrultusunda,  uyarı ve nasihatten anlamayan İsrail’e karşı, Devlet olma gücünün, İsrail’e karşı etkin bir şekilde kullanılması çağrısında bulunmak ve bunun takipçisi olacağımızı bildirmek için buradayız. Ayrıca platform tarafından muhalefet partileri de ziyaret edilerek İsrail’e “yaptırım” uygulamak için yardım ve destek talep edilecektir.

     Yine bu çerçevede 3 Ocak Cumartesi günü saat 14.00 da Tayyare Kültür Merkezinde Fotoğraf Sergisi düzenlenecek ve 4 Ocak Pazar günü saat 19.00 da Barış Manço Kültür Merkezinde Filistin’den gelecek tanıkların katılımı ile Filistin’le Dayanışma Gecesi tertip edilecektir.

Filistin bizim yetimimiz, bizim davamız.

Bu nedenle sayın başbakandan, hükümet, meclis, muhalefet ve vicdanı henüz kararmamış herkesten aşağıdaki talepleri acilen yerine getirmeye davet ediyoruz.

Bu anlamda Sayın Başbakan;

Sayın Başbakan BOP eş başkanlığından derhal istifa etmeli, ve İsrail lobilerinden cesaret madalyasını iade etmelidir.

İsrail’i durdurmaya yetmeyen  İsrail Başbakanı ile başbakanı ile yaptığı 5 saatlik görüşmenin içeriği kamuoyu ile paylaşılmalı kamuoyunun bilgilenme hakkı sağlanmalıdır.

Filistin’deki vahşet ve katliamı durduramayan dünyanın tüm insan hak ve hürriyetlerini  sağlamak ve korumak durumunda olan tüm  hukuk sözleşmeler, kurum ve kuruluşlar gözden geçirilip yeniden hazırlanmalıdır.

Saldırıyı “Dünya Barışına indirilen darbe ve Türkiye’ye yapılmış saygısızlık” olarak değerlendiren sayın Başbakan, Bu çerçevede Suriye’nin askıya aldığı ve  Türkiye’nin arabuluculuğu üzerinden sürdürülen barış görüşmelerini baltalayan İsrail’i “barış düşmanı ülke” olarak tanımlamalı ve söylemlerini eyleme dönüştürmelidir.

Filistin barışını güvenceye almak için Gazze’yi tecrit eden İsrail’e tecrit uygulanmalı bunun için boykot vb. yaptırımlar uygulanmalıdır.

İsrail pilotlarının Konya’da sürdürdüğü uçak eğitim uçuşlarına derhal son verilmelidir.

İsrail ile yapılan her türlü ihale askeri ve ticari anlaşmalar derhal iptal edilmelidir.

Terörist ile temas ve pazarlık suçtur ilkesinden hareketle İsrail ile olan her türlü ilişki suç olarak görülmeli büyükelçilik derhal iptal edilmelidir.

İsrail dostluk gurubu üyeleri derhal istifa etmeli ve istifalarını kamuoyuna deklare etmelidirler, değilse deşifre edileceklerini bilmelidirler.

Buna karşın haklı Filistin davasının yanında olduğumuz mesajını vermek için   meclis Filistin dostluk grubu tüm milletvekillerinin özel katılımı ile güçlendirilmelidir.

İslam Konferansı Teşkilatı derhal toplanmalı, İslam Ülkelerinin  Filistin sorununun çözümüne acil yardım yapılması sağlanmalıdır.

İşbirlikçi Abbas Yönetimi ile ilişkiler kesilmeli, Filistin Halkının bölünmesine izin verilmemelidir.  

Vicdan ve inanç sahibi samimi Yahudiler,  Siyonizmin insanlık suçu soykırım saldırılarını tasvib etmediklerini ilan etmelidirler.

    Son olarak İsrail’in akıttığı kanda er yada geç boğulacağı, zira zulumle abad olunamayacağına olan inançla hepinize katılımlarınızdan dolayı teşekkür  ederim.

Saygılarımla 


                     Numan ŞEKER

           Memur Sen  Bursa Temsilcisi

Platform bileşenleri: MAZLUMDER-MEMURSEN-ÖZGÜRDER- İHH- ENSAR VAKFI- MUSİAD- YENİ ASYA VAKFI-BUSEYDER-TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ-BİHMED- ÇINARDER-ASDER-ÖĞ.DER


Memur Sen'in içinde bulunduğu Bursa Gönüllü Kuruluşlar Platformu’ndan  "Siyonist İsrail vahşetine lanet " Basın Açıklaması[ 29.12.2008 ]